Yıllar önce blogumu açarken yaşadığım heyecan bambaşkaydı

Hala öyle fakat hayat denen zorunluluklar kendimize ayıracağımız zamandan çaldıkça 

Kendimize zor dönebiliyoruz bazen.....

Seviyorum burayı sizleri , her şey o kadar hızlı gelişiyor ve değişiyor ki 

Acaba ben mi ayak uyduramıyorum diyorum.

Düzenli olarak girdiğim yazıları bile savsaklamaya başlamışım daha doğrusu öyle cepten foto atayım bir iki satır birşeyler yazayım diye düşünmüyorum o nedenle her şeye hakkını vermeye çalışırken bakıyorum ki daha çok ihmal ediyorum.

Misal; her ay okuduğum kitapları tek tek analizini yaparken sonra aylık okuduğum kitapları paylaşmaya başlamışım onu da en son Mayıs 2020 de yapmışım. Son iki ay yok , instagram denen sosyal medya canavarı 😅 daha çok elimizin altında olduğundan oradan daha çok paylaşmışım. Elbet buraya da atarım sonuçta burası benim yerim benden bir parça gibi ;) Blogcanlar anlıyorsunuz değil mi. Ama bir o kadar da sen ihmal edersen o da seni ihmal ediyor bu da cilveleri sanırım .

Sevdiğim bir şiiri bırakıyorum aşağıya bir dahaki sefere görüşene dek hepiniz hoşaçakalın 🙋






BEKLENEN

Ne hasta bekler sabahı,
Ne taze ölüyü mezar.
Ne de şeytan, bir günahı,
Seni beklediğim kadar.
Geçti istemem gelmeni,
Yokluğunda buldum seni;
Bırak vehmimde gölgeni
Gelme, artık neye yarar?










0 Yorumlar