23 Mart 2019

FOTOĞRAF ÇEKMEK İÇİN EN İYİ 10 YER



Fotoğraf çekmek her daim çok özel olmuştur benim için. Eminim bu şekilde düşünenler çoktur. Hatıraları en özel anları, en mutlu belki de hüzünlü anları tek bir kareyle yıllar sonrasına taşıyabiliriz. Şimdi teknolojinin de yardımıyla yüzlerce pozu çok kısa sürede çekip en güzellerini albümümüze ekliyoruz. Fakat eskisi gibi baskı almadığım dijital ortamda sakladığım için bilgisayarım çalındığı zaman her şet gitmişti. Bu hataya düşmemek için mümkün mertebe dışarı aktarıyorum. Aman siz siz olun yedeklemeyi unutmayın. 

Bir de bu güzel havalarda diyemeyeceğim :) çünkü ilkbahar yerine adeta kışı yaşar olduk son haftada.
 Hüriyet Gazetesi'nin Seyahat ekinde fotoğraf meraklılarına özel hazırlanmış bir listeyi bugün sizlerle paylaşacağım. Bu arada altı sene önce fotoğrafçılık derslerine katılmıştım. O zamanlar hevesle çektiğim fotoğraflarım yine teknolojinin gazabına uğradı, bir kısmını kurtardım ama çoğu gitti :( En iyisi sağlam şekilde yedeklemek ya da kağıda basmak ki kaybolmasınlar ;)

Seyahat yazarları, köşe yazarları, seyyahlarında içinde olduğu jüri tarafından hazırlanan listeye göz atmak ister misiniz?


Ben Bolu Yedigöllere bundan dört sene önce gitmiştim ama kış ve gece karanlıktı. Öyle soğuktu ki fotoğraf makinemin ayarlarını bile yapamadan kendimizi otele atmıştık. En güzel mevsim ilkbahar bence. İnşaallah sırada KAPADOKYA var orada böyle bir hata yapmam. Fotoğrafları sizlerle gezi dönüşü paylaşabilirim. Cep telefonları asla bir profesyonel fotoğraf nmakinesinin yerini tutmaz ;) Siz ne düşünüyorsunuz bu konuda ?


Eğer sizler de mutlaka şurada fotoğraf çekmelisiniz diyorsanız yorumlarınızı bekliyorum ;)



FOTOĞRAF ÇEKMEK İÇİN EN İYİ 10 YER


istanbul boğazı ile ilgili görsel sonucu


1. İstanbul Boğazı

Her daim farklı, renkli ve hareketli. 



Bu günlerde çiçek açmaya başlayan erguvan ağaçları, İstanbul’un simgelerinden vapurlar, martılar, küçük teknelerinde balıkçılar, kenarında koşan, yürüyen insanlar ve tabi ki Kız Kulesi, tarihi yarımada ve şehrin diğer sembolleri... Boğaz, sürekli değişenleri ve sabit kalanlarıyla fotoğrafçılara her daim yeni kareler vaat ediyor.


Mardin, Dara - Hasankeyf ile ilgili görsel sonucu

2. Mardin, Dara - Hasankeyf

Hasankeyf yok olmadan



Güneydoğu Anadolu turlarının olmazsa olmazı bu duraklar mimarisi, kültürü, ışığı ve coğrafi olarak farklılığıyla fotoğrafçılara her daim çerçevelenip duvara asılacak ya da eşe dosta hediye edilecek bir enstantane sunuyor.




3. Bolu, Yedigöller Milli Parkı

İlle de doğa olsun diyene



Şelaleler, göller, yeşillin binbir tonu... Doğa fotoğrafı çekmeyi sevenlerin öyle ya da böyle yolunun mutlaka düştüğü durakların başında yer alıyor. Özellikle renklerinin keskinleştiği bu günlerde çektiğiniz karelerin içinden baharın fışkırmasını arzu ediyorsanız sizi Bolu Yedigöller Milli Parkı’na alalım.
BENCE: 2 sene önce günübirlik gezmeye gitmiştim ve tüm göllerin tek tek karelerini çekmiştim. Gerçekten fotoğraflamak için 1 gün yetmeyebilir Yedigöller için.






4. Artvin, Karagöl-Sahara Milli Parkı

Fotoğrafa hapsolan huzur



Şehrin gri renginden sıkıldığınızda ve içiniz daraldığında çektiğiniz bir fotoğrafa bakıp huzuru görmek ve rahatlamak istiyorsanız sizin için doğru adreslerden birisi Artvin. Laciverte çalan bir gökyüzünün altında başı karlı dağlar, ladin ormanın içinde huzur veren bir göl ve Karadeniz’in renkli doğası... Bunlar karelerinizin içinde yer alacak birkaç şey.






5. Kapadokya

Doğanın sanat eseri



Kapadokyaİnsan ve doğanın el ele verip binlerce yılda şekillendirdiği Kapadokya bölgesi sahip olduklarıyla turizm açısından ne kadar farklı ve ilgi çekiciyse fotoğrafçılar açısından da sunduğu enstanteneler bir o kadar farklı ve ilgi çekici. Özellikle fotoğrafta ışığa ve yaratıcılığa önem verenler için uygun bir durak.





6.İstanbul, Prens Adaları

İçimdeki İstanbul



İstanbul’un içinde farklı bir İstanbul arıyorsanız yaz kalabalığı henüz başlamadan mutlaka adaları ziyaret edin. Bahar dallarıyla renklenen adalar, evleri, doğası, faytonları ve kedi-köpek sakinleriyle hem fotoğraf çekmek hem de güzel bir gün geçirmek için oldukça ideal.


7. Artvin, Kaçkarlar

Bulutlara yolculuk



Her biri ayrı karakterdeki yaylaları, her yaylanın kendine özgü insanları, göller, çiçekler, dereler, orman ve ayağınızın altında kalan bulut denizi... Kaçkarlar hem fotoğraf çekmesini hem de yüksek dağ doruklarında gezerek macera yaşamasını seven doğa fotoğrafçılarının vazgeçilmezleri arasında yer alıyor.




8. Patara-Kaş-Xantos-Tlos-Fethiye

Sürpriz sevenlere 

Maviyle yeşilin birleştiği bu güzergâhta aklınıza sadece Akdeniz’in berrak mavi sularının üzerinde bulutların arasında süzülerek yeryüzüne inen ışıklar ya da yüzünü maviliğe dönen insan fotoğrafları geliyorsa yanılıyorsunuz. Bu rotadan dönüşünüzde makinenizde Patara’dan çöl, Kaş’tan Akdeniz yaşamı, Fetihiye’den doğa, Xantos’dan da tarih fotoğraflarıyla döneceksiniz.





9. Tunceli, Ovacık

Eşe dosta karpostal için



Çiçeklerle bezenmiş bir ovanın içinden kıvrılarak akan bir nehir ve hemen arkasında da başı karlı Munzur Dağları ve bu manzaranın içinde yaşayan insanlar... Ovacık fotoğrafçılar için bu günlerde poster olabilecek enstantaneler vaat ediyor.




10. Aydın, Afrodisias

Çiçeklerle süslü tarih



Tarihi kalıntıların ve doğanın bu günlerde el ele verip ayrı bir güzellik kattığı Aydın Karacasu’daki Afrodisias, özellikle arkeoloji fotoğrafçılığından hoşlananların bu günlerde ziyaret listesine yazması gereken yerlerin başında yer alıyor.


*** Fotoğraflar internetten taranarak alınmıştır.

KEYİFLİ ÇEKİMLER


HAYELDAMLASI GEZİ

                         










22 Mart 2019

FARMASİ İLE MERHABA








Merhabalar,

Farmasi ile tanışmam nasıl oldu sizlere onu aktaracağım öncelikle ve birkaç ürünü tanıtacağım, özellikle sipariş edilen ve benim , eşimin, oğlumun kullandığı memnun kaldığımız veya kalmadığımız yönleriyle sizlerle paylaşmaya devam edeceğim sayfamdan. Sipariş için benimle mail adresim hayeldamlasi@gmail.com dan ulaşabilirsiniz ya da sayfamdaki Anasayfa başlığı altındaki iletişim bölümünü tıklayarak size linkini bırakıyorum  buraya 👉👉👉 👉👉👉https://www.hayeldamlasi.com/p/iletisim.html ulaşabilirsiniz.


EĞER SİZ DE ÜYE OLMAK İSTERSENİZ AŞAĞIDA BIRAKACAĞIM LİNKİ TIKLAYARAK BİLGİLERİNİZİ GİREREK HEMEN ÜYELİĞİNİZİ BAŞLATABİLİR. ÜRÜNLERE AVANTAJLI FİYATLARLA SAHİP OLABİLİRSİNİZ 😉 

http://www.farmasiint.com/default?RefGuid=dec7a838-8f3e-4619-b14a-7ae2ef640af1



NEDEN FARMASİ


Tam bir sene önce üyeliğimi gerçekleştirdim. İnstagram hesabımda sponsorlu düşmüştü sayfama ve tesadüfen gördüm. İncelemeye aldım. Çünkü kozmetik ürünlerinin kullanımına dikkat etmek gerektiğini çok iyi bilenlerdenim. Beni ilk cezbeden kısmı %100 Türk sermayeli kurulmuş bir kozmetik firması olması 1993 yılında kurulmuş ve üyelik sistemiyle ağını genişleten ve yurtdışında da kalite ve başarısını kanıtlamış bir firma. Ve kurucusu Dr.Cevdet Tuna.
 Daha yakından bilgi sahibi olmak için bir TIK 👉👉https://www.youtube.com/watch?v=TN_6eD7hd6c


Şu ana kadar kullandığım ürünlerinden memnun kaldım keza sipariş veren ve kullananlardan da olumsuz geri dönüşler almadım. 

Üyelik tamamen ücretsiz eskiden yabancı firmalarda olduğu gibi belli bir kota da yok aylık alışveriş yapmanız gereken. İstemediğiniz takdirde de üyeliğinizi iptal edebiliyorsunuz. Üye olmayı düşünen arkadaşlar bana iletişim kanalıyla ulaşabilirler. 

Ve ben de bu sene  içinde bulunduğumuz Mart ayında FARMASİ üyeliğimin birinci yılı dolması sebebiyle taçlandırmak adına ÇEKİLİŞ yapmaya karar verdim blog sayfamdan. Bu postu okuyan yorum yapan herkes çekilişe hak kazanacak. 

DİĞER ÇEKİLİŞ ŞARTLARI :

👉Blogumu takibe almanız
👉Bu postun altına yorum yazmanız ve 💜 emojisi bırakmanız

1 Nisanda çekiliş son bulacak ve sürpriz FARMASİ ürünleri kapınızı çalacak ;)





FARMASİ ürünleri kozmetikten ibaret değil. Ev temizliği için gereken ürünler , atıştırmalıklar , vitamin takviye kapsülleri , kişisel bakım ürünleri ve daha neler neler ;)
Mart ayı online kataloguna aşağıda verdiğim linkten ulaşabilirsiniz ;

https://www.farmasiint.com/OnlineCatalog/?pageNumber=1


DR.C.TUNA VITALIZING SARIMSAKLI ŞAMPUAN 500 ML.


DR.C.TUNA Canlandırıcı Şampuan, koparak dökülmelere karşı etkin çözüm sunuyor! Sarımsak ve Capixyl ile geliştirilen ve zenginleştirilen formül, saçı beslemeye ve saç telleri üzerinde hasara uğramış noktaları yeniden yapılandırmaya yardımcı olur. Böylelikle koparak dökülmeye eğilimli zayıf saçlar güçlenir ve parlak bir görünüm kazanır.





Sevdiğim ve eşimin de benim de kullanmaktan memnun kaldığımız şampuanı. 









FARMASİ WİNTER BEAUTY SÜT BAL KOKULU EL KREMİ 30 ML


FARMASİ WİNTER BEAUTY KİRAZ ÇİÇEĞİ KOKULU EL KREMİ 30 ML

Şu anda mevcutta kullandığım el kremi ve kesinlikle sürüldükten sonra yoğun bir kıvamı olmasına rağmen ( kiraz çiçekli olanı kullanıyorum ben ) sonrasında yumuşacık bir hiz bırakıyor , hızla emildiği için yağlı bir his bırakmıyor. 





Görmek istediğiniz veya hakkında bilgi almak istediğiniz ürünleri sorabilirsiniz. Ben aralıklı olarak ürün paylaşımlarına devam edeceğim buradan. 



HAYELDAMLASI FARMASİ KOZMETİK


























13 Mart 2019

CNR 6. ULUSLARARASI KİTAP FUARI / GİTTİM, GEZDİM, GÖRDÜM,ALDIM,YAZDIM





Bu sene de birkaç ay öncesinden heyecanla beklemeye başladığım , geri sayımı başlattığım bir etkinlikti CNR Kitap Fuarı. Açılışının ikinci günü 10 Mart tarihinde gittim. Pazar günü olmasına rağmen çok tenhaydı. Önceki senelerle karşılaştırınca bir hayli hayalkırıklığına uğradım. Hafta içi gibi sakindi koridorlar. 6 ve 7. Hall'de açılmıştı bu sene, fuar ve yayınevi katılım sayısı beklenenden azdı. Gözlerim birçok yayınevini aradı Altın Kitaplar, Yitik Ülke, Can Yayınları, Kanes Yayınları, Epsilon Yayınları, İnkılap Kitabevi, Remzi Kitabevi.... ilk anda aklıma gelenler bunlar ama yoktular.  

Sanki ilk yılı gibi geldi o denli özensiz ve hazırlıksızdılar. Mesela ikinci günü olmasına rağmen etkinliklerin gün ve saatleri ile yayınevlerinin konumlarını gösteren broşür basılmamıştı. Yetkili kimse bulamadım doğru dürüst bilgi almak için. Sadece hall girişlerinde bir de ilk kapı girişinde yazılmış, fotoğrafını çekmem söylendi, o kadarını ben de akıl edebiliyorken gereksiz bir öneriydi bana göre. Ben broşürü elime alıp öncelikle gezmeye başlamadan önce otururum bir kenarda , hangi yayınevine uğrayacağım, nereden başlayacağım, çizer boyar bir plan çıkarır sonra başlarım gezmeye. Tabii hal böyle olunca zevk vermedi.

İkincisi ise bu sene 6 yıl sonra ilk defa girişleri ücretli yapmış olmaları. Buna çok şaşırdım mesela. 5 TL. online bilet alırsanız 4 TL. Şimdi ne alaka? Giden zaten mutlaka kitap almaya gidiyor eli boş çıkacak değil ya. Sırf bu nedenle TÜYAP'a kızarken , her yerde bu uygulamanın kaldırılmasını yazarken şimdi CNR da dahil oldu. Normalde 3-4 kere giderdim kapanmadan ama bu sene öyle olmayacak anlaşılan. 

Kitaplar da aman aman indirimler yok. Ama kimi standlarda 5 - 10 TL. ye kitap ta bulabiliyorsunuz elbette ama size hitap eder mi ,sırf ucuz diye de kitap almak bana göre israf. 

Sahaflar azdı ,personel yetersiz. Sorduklarıma cevap alamazken ben aradığımı kendim buluyor ya da bulamıyordum. 

Ama en güzeli aslen pazar günü kalkıp oraya gitmemin nedeni Psikolog Adalet Bağdu'nun söyleşisine katılmak içindi. Çok keyifli bir saat geçti ve anlamadım ne zaman başladı ne zaman bitti. 
Kitabını da alıp imzalattım. Ve yeni çıkacak kitabını da dört gözle bekliyorum. Psikoloji konulu yazılar çok ilgimi çeker. Özellikle gerçek hayattan kesitler taşıyorsa ve psikoterapi öykülerinden oluşuyorsa elbette buradaki kimlikler değiştirilerek veriliyor. Sizin de ilgi alanınıza giriyorsa yazarın kitaplarına AKİS yayınlarından ulaşabilirsiniz. 
Ve instagram hesaplarından da takip edebilirsiniz 👉 @adaletbagdu


Eveeet neler aldım geçelim mi kitaplara , elbette geniş yorumları kitapları  okudukça bloga yazacağım. 😉




18 Mart Çanakkale Ünv. öğrencileri çok güzel bir proje içindeler. Doğa ve çevre bilincini oluşturmak adına adınıza bir fidan dikiyorlar, gönlünüzden kopan bir bağış karşılığında . ben de oğlumun adına tercih ettim. Dikili bir ağacı olsun bu hayatta diye ve her nefes alışımızda bunu hissedebilelim diye. 
Daha geniş ayrıntı için vereceğim linki inceleyebilirsiniz 👉https://www.yesilgelecekplatformu.org/
Belgemizi de aldık ve iki küçük tohumu da saksımıza ektik 😉






İşte beni CNR a götüren kitap . Psikolog Adalet Bağdu'nun KUŞAKLAR MÜZESİ başucu kitabım olacağa benzer . İlk sayfalara göz attım bile çoktan.



Akis Kitapla aynı standta bulunuyordu AZ Kitap . Ve görmüş olduğunuz kitabın yazarı da Rahim Türk bizi çok güzel sohbetiyle karşıladı. Üçüncü Dünya Savaşı adlı romanı, bir kurgu romanı. Herkes dünyaya dair kitaplar, filmler ortaya koyarken kurgusal olarak savaşlara dair ben de yazayım demiş meraktan aldım bakalım nasıl olacak ? Bu kitabı da oğlumun adına imzalattım. O da bir-iki seneye kadar okur.  


Bu çok özel çifte dair kitabı görünce almadan edemedim. Turgut Uyar'ın şiirlerini çok severim. Eşi Tomris Uyar'ın ise son dönemde öykücülüğü üzerine yazılan yazıları okuduktan sonra bu fuardan almaya karar vermişken öncesinde bu kitabın önüme çıkması tesadüf değildir diye düşünüp aldım hemen. Yazar her iki edebiyatçıya da geniş birer bölüm vererek anlatmış.  


Ve bu güzellikler de Tomris Uyar'ın öykü kitapları. Yapı Kredi Yayınları standında sizleri bekliyor.


Son dönemde ilgimi çeken bir başka konu , kronik rahatsızlığımdan dolayı düzenlemeye çalıştığım beslenme şekli ile alakalı ,bana faydalı olacak bilgileirn olduğuna inandığım  Fitoterapi Uzm.Dr. Ümit Aktaş'ın Mutluluk Kürleri 2 adlı kitabı. Birinciyi geçen sene fuardan almıştım. Bu kitabı da çıkar çıkmaz bekletmeden almak istedim. TV'de söyleşilerine denk geldiğim zaman hiç kaçırmıyorum. 



HAYELDAMLASI KİTAPLIĞI

HAYATA DAİR ...... Rabindranath Tagore



HAYATA DAİR......

Düşünüyorum da,
sanırım en büyük korkumuz olduğumuz gibi görünmek...
Yumuşacık kalbimizin fark edilmesi,
naif yönlerimizin keşfedilmesi,
cesaretsizligimizin anlaşılması,
korkularımızın paylaşılması
sanki zarar göreceğimizin en büyük işareti.
Kabuklarımızın altında
kendimizi saklamakta ne kadar da ustayız...
...Ve ne kadar güçlü korunuyoruz, kalkanlarımızın ardında.
Hissedilmeden, el değmeden, sevgimizi göstermeden.
İstiridyeler, deniz minareleri, midyeler.
Kirpiler ve kaplumbağalar gibi.
Sahi koruyor mu bizi bu çatlamamış sert kabuk?
Kimse incitemiyor mu duygularımızı, inançlarımızı, benliğimizi?
Yoksa zarar mı veriyor bu ürkeklik, bu kabuk bize.? Hissettiklerimizi gölgeliyor, yansıtmıyor mu gerçek kimliğimizi?
duygularımızı bastırıyor, el ele tutuşmamızı engelliyor mu?
Eğer bir yıldız gibi ışıl ışılsam ve bir yıldız kadar parlak.
Ne çıkar ateşböceği sansalar beni? ...
Belki en hoyrat yürek bile ateşböceğinin
o uçucu, masum, sevimli çocuksuluğuna
el kaldırmaya kıyamaz?
Anlaşılacağım ve bir ayna gibi yansıyacağım
karşımdakine.
O da çözülecek belki.
Samimi ve güvenliksiz, silahsız biriyle göz göze gelince.
Oysa bir görebilsek bunu.
Kalmadı böyle insanlar demesek.
Güven duygusuna bu kadar muhtaç olmasak.
Kırılmaktan korkmasak.
İncinsek, yaralansak.
Ne olur bir darbe daha alsak.
Yeniden açsak kendimizi, atabilsek o kabuğu.
Denesek. Risk alsak. Yanılsak. Fark etmez.
...
Tekrar, tekrar bıkmadan denesek.
Ve kucaklaşsak yeniden.
Tıpkı eskisi gibi.
Ne olduğunu anlayamadığımız o onbeş yıldan öncesi gibi.
O zaman fark edeceğiz.
Ne kadar özlediğimizi birbirimizi.
Neler biriktirdiğimizi,
kaybolan değerlerimizi ne kadar özlediğimizi.
Beraber geldik beraber gidiyoruz oysa.
Vakit az, paylaşmak, sarılmak için.
Yaşadığımız coğrafya zor, sartları ağır.
Yüreği daha fazla küstürmemek lazım.
Sırtımızda ağır küfeler, her gün katlanan.
Ve koşullar bir türlü düzelmeyen.
Sevgiye çok ihtiyacımız var.
Ufukta kara bir kış görünüyor.
Ancak birbirimize sokulursak atlatırız o günleri.
Kırın o sert, o ağır kabuklarınızı.
Kurtulun bu yükten.
Korumuyor o kabuklar, aksine zarar veriyor bize.
Yalnızlığa mahkum ediyor bizleri.
Hem hepimiz bir yıldızız.



RABINDRANATH TAGORE



HAYELDAMLASI ŞİİR 

ARALIK 2020 DE OKUDUĞUM KİTAPLAR

  Neredeyse bir hafta oluyor ve ben yeni post giriyorum. Aslında planlayıcımda ve kafamda oluşturdum haftada bir en az bir post olsun diye a...